22 Temmuz 2008 Salı

ömürboyu garanti


hayatlarımız hep planlı&yatırımlı....aman orta okulda dershaneye gidelim ki liseyi anadolu lisesinde okuyalım yabancı dilimiz olsun iyi bir eğitim alalım..ama lisede de dershaneye gidelimki üniversite sınavını kazanalım hatta özel ders de alalım ki rakiplerimizi geçip daha iyi bir universitede okuyalım e tabi akrabalara eşe dosta atılan hava da cabası..üniversitedeyken baska kurslara yazılalım, baska diller ögrenelimki kendimizi gelistirelim böylece iş hayatımızda yardımcı olsun.e tabi okurken staj yapalımkı cvmize yazacak tecrübelerimiz olsunn...peki ama neden?

neden hersey bir zaman öncesinden planlanmıs olmalı?bu garanticiliğin sebebi ne?yarının ne getirceğini aslında kimse bilmezken uzun vadelli yapılan gelecege yonelik bu planlar yersiz değil mi?zaten hep bu planlar yuzunden kaybetmedik mi gencliğimizi,guzel yıllarımızı..hep yarıs atı gıbı bır sonrakı gun ıcın kosmakla yormadık mı vucudlarımızı?hayatlarımızın garantisi yokken biz niye yasamı bu kadar garanti altına almak icin çabalıyoruz ki?

28 Eylül 2007 Cuma

umbrella:)


when the sunshıne we'll shine together
told u i will be
here forever
said i will always be a friend
took an oath,i am stick it out 'til the end
now that it is raining more than ever know that we'll still have eachother
you can stand under my umbrella
you can stand under my umbrella.....

mars..


hayat mars etti üstelik zar tutarak yine

bense sıkıldım hep yek atmaktan kadere......

geri döndüm:)


uzun bi süredir yazamadığım için siz sewgili okurlarımdan özür diliyorum:)ama dönüşüm muhteşem olacak:)efsane geri döndü:)

24 Ağustos 2007 Cuma

çiçek mi yoksa....?


önce gidersiniz bir çiçekçiye saksının içindeki vitrinde duran o gösterişli çiçeği alırsınız..herşey yolundadır ewe gider bir hevesle toprağını değiştirir ona güzel bir yer bakarsınız,o kadar güzel olmalıdırki bu yer hem iyi güneş almalı hem dekoratif olmalı hem de dışarıya yaydığı karbondioksitle sizi ve sewdiklerinizi rahatsız etmemeli..hıh yer de bulundu..şimdi her yeni güne güzel ve göterişli çiçeğinizi sulayacak olmanın heyecanıyla uyanırınız..aman suyu dökülsün,güneşi alsın..artık hayatınız da o büyük bir yere sahiptir!ewe gelen misafirler güzel çiçeğinize bakıp onun özellikleri hakkında sorular sorarlar,siz de koltuklarınız kabararak ona nası güzel baktığınızı anlatırsıınız..sora bir gün gelirki artık o heyecanla uyanmazsınız..artık çiçeğinizi sulamayı unuttuğunuz günler olur ya da yerine alınmış bir biblo yüzünden o güzel yerinden bile olabilir çiçeğiniz...artık onunla konuşmaz yapraklarını sewmez olmuşşunuzdur..sessiz bir şekilde gün ve gün solar çiçeğiniz..o görkemli yapraklar yerini kurumuş dallara bırakır..ne yazıkkı her bakılmayan çiçek gibi sonu naylon bir çöp torbası olur yerini yeni gösterişli bir çiçeğe bırakarak....

şimdi söleyin aşk da böyle bişi değil mi?

kumsalda


uzanmışım kumsala

güneş damlar içime

kurumuş dudaklarımda unutulmuş bir beste

yaşıyorum aheste:)

şanslı mısınız?


hayat çok zorlu,engebeli,aşılmayı bekleyen engellerle dolu bi yol..
bu yolu sizinle hiç bıkmadan usanmadan hatta yorulmadan yürüyecek birine sahipseniz ne kadar şanslısınız..

selam..


engellere,engellemelere maruz kalmış aşklara,

engel tanımayan aşklara,

birbirine tutuklu kalmış aşklara,

birbirine mecbur olan aşklara,

hepsine selam olsun biz aşkı bildiğini sananlardan.....

23 Ağustos 2007 Perşembe

kolay işmiş


cocuk olmak ne kolay işti..ne kadar zahmetsiz,eglenceliydi..tek derdimiz oyuncağımızı komşu çocuğunun elinden almak,markette birkaç çikolata daha aldırabilmek,tw'de çizgi filmleri kaçırmamak,mısırcıyı durdurup annemize seslenip camdan para atmasını istemek,yara bere içindeki dizlerimize aldırmadan oyuna dewam etmek,saklambaçta ebe olmamak,yakar topta vurulmamak,uyuma saatini biraz daha uzatıp salonda büyüklerle tw izlemeye dewam edebilmek,atari oynayabilmek,yeni bir barbi aldırabilmek,denizde balıkları elle yakalayabilmek,kumdan kaleler yapabilmek,piknik yapmak,abur cubur yemek,susam sokağının saatini kaçırmamaktı....

ne kadar kolaymış ve nasılda kıymetini bilemeden geçmiş..

simdi yerini ihanetlere,faturalara,yalan aşklara,iftiraya,kıskançlıga,yalana,trafiğe,geçim derdine,iş bulmaya,ew taşımaya,çocuk doğurmaya,çocuk aldırmaya,okulu bitirmeye,ewlenmeye,boşanmaya,ölüme bırakmış...

22 Ağustos 2007 Çarşamba

teşekkürler..


küçücükken bulduk birbirimizi arkadaş olduk..

çocukluk işte kırdık,küstük..

ya koparmadı ya da tekrar bulusturdu bizi kawuştuk..

artık büyümüştük paylaştık,destek olduk..

değişen herkese herşeye rağmen koruduk..

aradan yıllar geçsede değişmeyen tek şey hep sewdik!


warlığıma kattığınız ve katacağınız herşey için teşekkürler..

being left


i am lying here

on the floor

where you LEFT ME!

.......



i am crying here

what have u done?

i thought that it would be FUN!

pembe..


HAYAT herşeye rağmen dewam ediyor hatta bazen toz pembe görünmeye bile dewam edebilir..kırılan kalpler,yokolan umutlar,gerçekle yüzleşen hayaller,harap olan duwarlar,boşalan ewler,toplanan eşyalar...hepsi geçer yerini yeni pembe düşlere elbet bırakır..

basamaklar..


ağır ağır çıkacaksın hayat basamaklarından...tadını çıkara çıkara..

hiçbirşeyi kaçırmadan ama acele edip herşeyi tüketmeden tamamlayacaksın ki

ancak o zaman tadı çıkacak!

yüksek topuklar


ince iş yürümek YÜKSEK topuklarda

adımlarım karışır

çok GEÇ kalmışım kimi beğendiysem

bütün hakkı saklıdır...

21 Ağustos 2007 Salı


ona aptal kutusu dense de hangimiz ona baglı,bagımlı,tutsak değilizki?

m&m


m&m=Mutluluk&Mutluluk

eşyalar..


eşyalar toplanmış seninle birlikte

anılar saçılmış odaya heryere...

kucuk ew


agaçtan yapılmıs,tahtaların arasından dışarının gözüktüğü(we tabi içerinin)içinde sadece bir yatak bulunan,küçücük bir ew..o kadar küçük ki sığmak için sewgilinize sımsıkı sarılarak uyumanız gerekiyor..bu küçük ewi terk etmeden önce duwarlarına isminizi kazıyıp daha sonraki misafirlerine hatıralar bırakmayı unutmayın...

cookie


eminimki kurabiye canavarı bu sewimli kurabiyeyi görseydi o bile onu yemeye kıyamazdı:)

yeşilin gücü


green means GO!

özümüze dönsek


keşke kurtulabilsek üzerimizdeki kültür kalıntılarından..o üniformalardan,kostümlerden,maskelerden,teknoloji denen yaratıktan ve getirdigi makinalardan..keşke sadece soyunup koşup denize atlar gibi kurtulabilsek kültürden ve kendimizi doğanın kucağına bırakabilsek..tıpkı ana rahmi gibi özümüze dönebilsek..

hareket vakti..


sen yine olduğun gibi kal!

benim için SAKIN üzülme

giderim bugün ha yarın

hareket vakti gelince..

music




music makes the people come together
.....bazen de digerlerinden kaçmak,kendinle başbaşa kalmak için bir araçtır!

tutunmaya çalışanlar...


biz şanslı olanlar tutunacak yeni heyecanlar,aşklar ararken bazılarının tutunacak tek birşeyleri var o da HAYAT...

like a star



i wanna reach the stars,i wanna be like them..being on the top,huge and sparkling!there is one more thing that i want most;to be with you on the stars...

3 kalp





sen de üzgünsün bu hayattan hem de nasıl
bir kalpte iki kalp nasıl yaşanır
iki kişi seven iki defa ölürmüş
bir kalp yalnız bir kalbi düşünürmüş...

dostluk


en iyi dostumsun çünkü hakkımda çok şey biliyorsun...

20 Ağustos 2007 Pazartesi

pills


And I swear you're just like a pill

Instead of making me better

You keep making me ill

You keep making me ill ...

sigara..


Aslında ben de isterim

Emeklemeden koşmayı

Güzel elbiselerle

Makyaj yapıp dolaşmayı

Aslında ben de isterim

Düşünmeden konuşmayı

Küçük bir oyun içinde

Önemli kişi olmayı

Aklımdan geçen sözler

Kalbimden gelen sesler hepsi bir orman oldu

Bir kibritle yokoldu

Ben sigara dumanının altında

Yana yana en son kül oldum

Sen kibritin hiç yanmayan ucunda

Birinin hayatından geçmiş oldun...


interrail



I-nternatıonal sometimes
N-atıonal
T-raveling with
E-xhausting
R-estable
R-ailway which requires
A-mazement
I-ncluding
L-ove



ben tanımını böyle yaptım,elbet birgün interrail da yapıcam!

darkness after her..



ain't no sunshine when she's gone....

söz..



we söz ver dedi kız,söz ver ki kalbim huzuru bulsun...ama birsey diyemedi erkek..ne deseydiki;söylendigi anda agırlaşan bi yükün altına mı girseydi?kızın haberi yoktu ama sözler tutulmazdıkı..
sadece SÖZde kalırdı...

onun gibisi yok



Ne kadar kilo aldırırsa aldırsın,ne kadar selulit yaparsa yapsın,hatta ne kadar damarları tıkıyor olursa olsun.....Mc Donalds Gibisi Yookkk:)

aşk


aşk için ölmeli aşk o zmn aşk....

kiss me..


Kiss me out of the bearded barley
Nightly, beside the green, green grass
Swing, swing, swing the spinning step
You wear those shoes and I will wear that dress.

Oh, kiss me beneath the milky twilight
Lead me out on the moonlit floor
Lift your open hand
Strike up the band and make the fireflies dance
Silver moon's sparkling
So kiss me

Kiss me down by the broken tree house
Swing em upon its hanging tire
Bring, bring, bring your flowered hat
We'll take the trail marked on your father's map
So kiss me...

19 Ağustos 2007 Pazar

yepyeni..


bu benim ilk bloguuum, bu da ilk mesajııım. blog hepimize hayırlııı uğurlu olsuuuun, thank you niloş:)